
PEK KIYMETLİ VALİDEYNİM,
(Bihî) Günler haftaları, haftalar ayları ve aylarda yılları kovalayarak bir zaman tünelinde hayat dediğimiz o küçücük varlığı ezip, yok ediyor. Bir hayli zaman oldu buralara geleli. Gerçekten vaktin nasıl geçtiğini anlamakta güçlük çekiyorum.
Maddi cihetten hiç bir sıkıntım ve huzursuzluğum mevcut değildi, bu ana kadar. İnşallah yine olmaz. Osman Hocamız geldi ve gitti. Sanki bir suyun bir bölgeden bir saniyede geçişi gibi bir şey. Yine günlük olağan işlerimizle başbaşa kaldık.
Telefonla konuşunca tabii ki rahatlamış oluyorum. Bu, telefondan hemen sonra yazdığım bir mektup olduğu için halinizi ve hatırınızı soramadım. İnşallah her zamankinden daha iyisinizdir. Anneannem, teyzemler ve diğer akrabaların da iyi olduğunu tahmin ediyorum.
Su gibi akan zamanda, bir anlık durdurup neler olduğuna bakabilmek ve hissedebilmek belki bizi kendimize getirecek. Şimdiye kadar talebelerimden çok bahsetmedim. Buraya Osman Hocamızın niçin çok değer verdiğini çok merak eder dururdum. Ancak şu anda dersine girdiğim talebelerin halini gördükçe, bu değeri birazcık anlayabildiğimi zannediyorum.
50 geleceğin imamı ve din dersi öğretmeni olacak talebe ve 50 de hafızlık talebesi var, şu anda Şeki İslâmî İlimler Medresesi'nde. Ben de şu anda iman ve din dersi öğretmeni yetiştirecek grubun sorumlusuyum. Derslerine diğer hocalar da giriyor tabii ki.
Burada gerçekten büyük bir seviye kat edilmiş durumda. Gelen talebelerin %90'ı başarılı olacak görünüyor. %50'si ise geçekten çok zeki. Bir defa duyduğunu tekrar etmeden öğrenebilen talebeler. İnsana aşk ve şevk veriyor tabii ki bu durum.
Ayrıca nerede nasıl bir hayrın olduğu hissedilmiyor hiç bir zaman. Bursa'da benimle beraber görev yapan Müdür Mustafa abi başta olmak üzere, Abdullah Abi ve diğer belletmenlerin hepsi görevinden alınmış. Coşkun Bey'e vermişler görevi. Şu ana kadar 20 mektup geldi, talebelerden. Hepsi şikayet dolu, gözyaşı dolu. Onların gözyaşlarını ise buradan dindirebilmem imkansız gibi bir şey.
.....
Oradaki talebelerden biri sigaraya başladığını, her gece kaçıp bilardo oynadığını ve artık bir kız arkadaşı olduğunu yazmış bana. Ancak yazarken bile ağlıyor. Orada olsaydım bu mes'uliyet beni yerin dibine geçirirdi diye düşünüyorum.
Burası ise tam tersi. Osman Hocamız geldiğinde talebeleri beğendi, tebrik etti. Başarılı olmanın güzelliğinden bahsetti. “Hizmetinden memnunuz” dedi. Bunlar orayı unutturuyor ancak bir yara kanıyor yine de.
Bayram geldi işte. Artık buralara bahar geldi. her taraf yeşillenmeye başladı. Sizlerden uzak bir Kurban Bayramı yaşıyorum burada. Ancak ilk kurbanımı keseceğim bu yıl. Ayrı bir güzellik diye düşünüyorum.
Kurban Bayramınızı tebrik ederim. Hepimize ve tüm İslâm Alemi'ne hayırlara vesile olmasını niyaz ederim. Ellerinizden öperim.
Oğlunuz Emin 15.04.1997 ŞEKİ (İmza) 
|