
HAYATIM
İsmim : K. Emin YETER
Doğum Tarihim : 19-04-1973
Doğum Yerim : Edirne
Memleketim : Denizli-Honaz
Babamın Adı : Hasan Vehbi (1950)
Annemin Adı : Münevver (1948)
Kardeşlerimin Adı : Hasan Serhat (1975) Ferah Şule (1981)
-----------------------------------------
KÜÇÜKLÜĞÜM
19-04-1973'te babamın görev yaptığı Edirne'de dünyaya gelmişim. Aslen Denizli-Honaz'lıyız. Daha doğrusu öyle oluyoruz. Annem Honaz'lı. Babam 1950 Bulgaristan göçmeni. 3 aylıkken Türkiye'ye gelmiş ve sonra önce Muğla-Gökova-Kozlukuyu ve sonra Denizli-Honaz'a yerleşmişler. Annem Honaz'ın yerlilerinden, zenginlerinden Şeyhibramların Hasan Efendi'nin kızı. (Dedemiz Şeyh İbrahim bir veli imiş, lakabımız oradan geliyor) Babamın dedesi ise Bulgaristan'da medrese hocası ve bir âlim. Dedemde öyle. Dedem Honaz'daki Alim Camii'nin ilk imamı. Sonra dedemler Bursa'ya göçmüşler ve dedem 1979'da Hakk'ın rahmetine kavuşmuş.
2 yıl Edirne'de kaldıktan sonra tayin ile ilk önce İzmit-Gebze'ye sonra Aydın-Ortaklar Öğretmen Okulu'na gittik.
Bir erkek kardeşim var ki benden iki yaş küçük, bir de kız kardeşim var.
Orada iken 1980 olayları ve babamın hücreye girişi. 3 aylık bir ayrılık ve iftiralardan kurtulan babamın bu defa gelen ise sürgünü. Önce Aydın-Burhaniye –ismi Buharkent olarak değişti- sonra Kütahya-Tavşanlı-Kızılçukur Köyü'ne tayini.
Ortaklar karışıyor, şehirden 1-2 km. uzak olan Öğretmen Okulu ise öğrenci kavgalarına sahne oluyordu. Bu arada babama -adımın Kürşat olması da göz önüne alınarak- kaçırılacağım tehdidi geliyordu. Ben ilkokula o zamanki olaylar nedeniyle dedemin yanında Denizli-Honaz Cumhuriyet İlkokulu'nda başladım. İkinci dönemde ise babamların yanına döndüm ve Ortaklar-Kurtuluş İlkokulu'na kaydımı yaptırdık. Ve maruf olay.
İkinci sınıfın ikinci döneminde ise kaydımı yine Honaz'da bu sefer Atatürk İlkokulu'na aldırdık. 3. sınıfa ise ilk sürgün Burhaniye'de Zafer İlkokulu'nda başladım. İki üç ay sonra babam Kızılçukur'a sürgün olarak gönderildi ve ben de Kızılçukur İlkokulu'na devam ederek ilköğretimimi orada tamamladım. Köy tamamen her şeyden uzak bir yerde, Uludağ'ın diğer yamacında. Tamamen ormanın içinde. Yani tam bir sürgün yeri. Ve babamın köylü ile birleşmesi, uyuyan köylüyü uyandırma faaliyetleri ve İslam'ı tam manasıyla öğrenme ve öğretme faaliyetleri.
Ben İlkokulu bitirdikten sonra girdiğim Anadolu lisesi ve parasız yatılı sınavını kazandığım halde istişare ile hafızlığa gitmeye karar verdik ve ver elini Denizli.
3 yıl Pazarbaşı Kur'an Kursu'nda talebelik. Hafız olmuştum, fakat belge alamadım. Konya'daki bu imtihan sanki bir rüya gibi bir gecede olup bitmişti.
Daha sonra babamlar Denizli-Honaz'a tayin ile geldiler. Babam Liseye müdür oldu. Kardeşim de hafız oldu.
Ortaokul dışardan bitirmelere hafızlığımın üçüncü senesinde iken çalışmıştım. İmtihana girdim ve 2 ders Eylül'e kalarak bitirdim. Eylül'de de o iki dersi verdim.
-----------------------------------------
LİSELİYİM
Artık liseliydim. Honaz'da üç yıl babamın yanında liseye gittim. Her dönem takdir alarak 6 takdir ve okul birinciliği ile liseyi bitirdim.
Lise hayatım benim karakterimi belirleyen yıllar oldu. Nedense lisede hafız olduğum halde İslam'ın bir savunucusu olamadım. Yine de sınıfta en dindar ben biliniyordum. Lise hayatının bana verdiği en büyük şey karşılıklı fikirlere saygı oldu. En ters fikre bile saygı, bu da karakterimin en belirgin özelliği halinde ve ayrıca İslam'ı en ince şekliyle yaşamak yerine, fikirler ışığında tavizkâr bir tutum.
Lise 3'te Denizli-Özbilim Dershânesi'nde üniversiteye hazırlandım ve Ö.S.Y.M.'nin imtihanlarında 1. tercihim olan Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne yerleştim.
-----------------------------------------
ÜNİVERSİTE SONRASI
Bundan sonraki hayatımı değişik zamanlarda yazmış olduğum notlar ve yazılar oluşturacak.
10.03.1992

|