ÖLÜM VE ŞEHADET İLE İLGİLİ SÖZLERİ VE İLGİNÇ ÖNSEZİLER

   * Aşağıdaki sözleri ise şiirleri ve yazılarının içinden seçilerek buraya ilave edilmiştir. Buradaki ifadeler sanki bir nevi kaderin keşfi gibi. Yaşayışı ve duyguları hep ölümle iç içe olmuş, en büyük arzusu da ölümünün şehadetle neticelenmesini istemek şeklinde yansımıştır.

----------------

Kim hayat isterse, ŞEHADET istemeli. ( Bir defterin en başına süslü yazıyla ve renkli kalemle yazılmış )

----------------

İnşallah şehid olmaktır benim alın yazım. ( "Hizmet" adlı şiirinden, 27.03.1989 )

 

Yine yolculuğa başlıyorum ve aklıma ilk gelen şey ölüm. Sanma onu unuttum. ( "Yine Ve.." adlı günlüğünden, 08.04.1992 )

----------------

İslâm'ı yaşamayı bir türlü beceremiyorum. Yaşatmayı ise asla. Bir gün bir şeyler yapacağım diyerek hep erteliyorum. Sanki ilerde yaşayacağım garanti de. ( "Ben İçimi Döküyorum" adlı günlüğünden, 04.07.1992 )

----------------

Ben öldüğüm gün herşeyin bittiğini zannetmiştim. / Ama gerçek, ben öldüğümde başladı. ( "Öldüğüm Gün" adlı şiirinden, 13.11.1993 )

----------------

Ayrıldığımda geride kalanların, / gözyaşları yerine / -keşke daha iyi yaşasaydı- dediklerini duymaktan / ne kadar korktuğumu / hissetmek istiyorum bu gece ( "İstiyorum Bu Gece" adlı şiirinden, BURSA 1994 )

----------------

"Dünya güzeldir ama acılıdır. Yoğurur insanları, köylüye bir iş, şehirliye bir uğraş bulmuştur o. Her tarafından kan kokar onun, ağaçlar bile katildir burada, yollar yer bitirir insanı, ömür birkaç gündür sadece, iş-güç bir bakarsın hastaneye yatıvermişiz, bir bakarsın bir taşıtın tekerleği altında can vermişiz”. ( "Camın Soğukluğu Değdi Dudağıma" adlı makalesinden, 10.02.1995 )

----------------

Ölüm, hiç yokken var olmanın hiçliğidir. / Ne demek bu, kim dedi bunu / O da öldü değil mi? ( "Ölüm" adlı şiirinden BURSA 1995 )

----------------

Bak ölüm, niye yaşamak istiyorum biliyormusun? / Kendimi kandıran sözlerimi söylüyorum: / “Daha iyi kul olmak için”. İnsanların hepsi aynı nakaratı söylese de..... ( "Ölüm" adlı şiirinden BURSA 1995 )

----------------

Minyeli Abdullah filmindeki gibi baba-oğul sürgün olayı. Ve oğulun şehadeti geliyor sonra, aklıma. Ancak babam bir an biraz yavaşladı gibi, belki onun için de benim şehadetim geriliyor. He, olabilir mi ne dersin? ( "III. Azerbaycan'a gidişim – Bu Gece" adlı günlüğünden, 31.01.1997)