
EMİN HOCA TELESİRDİ...
* Karabağ Aliller Cemiyeti'nin çıkardığı haftalık Aliller Gazetesi'nin 10-17 Aprel (Nisan) 1999 tarihli nüshasında aşağıdaki yazı kaleme alınmıştır.
Son iller başımıza o kadar musibetler gelmiş, o kadar ağrı-acılar geçirmişik ki, bizde dert çekmeye bir növ (nevi) alışganlık yaranmıştır. İndi (şimdi) insanları evvelki tek hayretlendirmek mümkün değil. Ölüm haberlerini, ayrılık soraklarını da sabrle (sabırla) dinleyirik.
Fikrimize (aklımıza) gelmezdi ki, kara haberlerden bu kadar kövreler sarsılırık (etkilenirdik).
Xeyriyyeçilik (hayır) ve maarifçilik (eğitim) tedbirleri ile ahalinin hörmet ve itimadını kazanmış Reslublika Gençliğe Yardım Fondu'nun ofisinde hemişe (her zaman) gergin iş gitmesine bakmayarak, buraya gelen insanlar çok samimi karşılanır, heç kes narazı kaytarılmır. Kurban Bayramı münasibeti ile fonda çok sayıda müracaatlar edildi. Müracaatların heç biri cevapsız kalmadı. Türkiyeli kardaşlarımızın her bir emeli Rasulullah'ın (S.A.V.) ümmetine ettiği vasiyyetlere esaslanır.
Kurban bayramından bir gün önce, arefe günü baş ofis bağlı idi. Sebeb ise...
Fond'un Aliabad şö'besinin me'sul işcisi (yöneticisi) Emin Kürşad Yeter 1973-cü ilde (yılında) Türkiye'de doğulup (doğmuş) Aliabad'da İslâmi maarifle (eğitimle) meşgul idi. Yerli cemaatın derin sevgisini kazanmıştır. Halk O'ndan razı idi, O da halktan. Emin Hoca Allah'tan razı idi, Allah da Emin Hoca'dan razı kaldı.
Kurbanla alakadar olarak Bakı'ya gelmişdi, Emin Hoca. Hemkarları dostları ondan xahiş etdiler (rica ettiler) ki, bu gün getme, kal sabah gedersen. Cevap verdi ki, yok, getmeliyem, gerek Aliabad'da kurbanlıkla ilgili meseleleri sahmana salam (ayarlıyayım).
Emin Hoca telesirdi (aceleciydi). Allah'ın kulları üçün (için) hayırlı bildiği makam üçün (için) telesirdi. Heç yerde, heç yanda lengimek (ikamet etmek) istemedi. Cuma günü Bakı'da kalmak istemeyen genç, Ağdaş'a çatanda (varanda) dostlarının “Bu gün bizde konak ol” hahişini (isteğini) de kabul etmedi.
-Yok getmeliyem.
Görüşüp ayrıldılar. Şeki'ye çatan vakt (vardığında) dostları daha da te'kidli (ısrarcı) oldular. Emin Hoca burada da kalmadı. Fikri keti (kesin) idi, getmeliydi.
Maşın (taksi) Şeki'den 7 km. uzaklaşmıştı. Menzil başına (eve varmaya) lap (çok) az kalmıştı. Heç yerde dayanıp kalmak istemeyen Emin Kürşat Yeter gafilden dayanmalı oldu... Hemişelik. (Rahmetli)..
Nagahan maşının (arabanın) karşısına traktor çıktı, gözlenilmeden (görünür görünmez) traktorun çıkması ile maşına çarpması eyni (aynı) vaktda baş verdi. Kaza garip bir gencin hayatına son koydu (verdi). Bütün rayon (vilayet) bu haberden sarsıldı.
Evvelce cenazesini Türkiye'ye kaldırmak istediler. Aliabad'lılar razı olmadılar. Emin Hoca'nı Azerbaycan'da defn etdiler. Hadiseden üç ay evvel O'nun körie (yavrusunu) defn etdikleri mezarın yanında yeni mezar kazıldı. İndi ata-oğul yanaşı (yanyana) uyuyurlar.
Defn merasimi arefe gününe düşdü. Hazret-i Aişe (r.anha) Rasulullah'dan (s.a.v) bele (böyle) revaet (rivayet) edir: “Allah heç bir günde kullarını arefe günündeki kimi (gibi) oddan (cehennemden) xilas (halas) etmez. O gün Allah rahmetiyle kullarına tecelli eder. Onlarla melekler, karşısında iftihar eder.” Ve “onlar ne isteyirler.” –deye soruşar (sorarlar)?
Mübarek günlerde ahirete köç (göç) etdi Emin Hoca. ALLAH RAHMET ELESİN.
“Aliller” gazetesinin yazarları bu derde şerik (ortak) olur ve merhumun ailesine, akrabalarına, dostlarına derin hüznle baş sağlığı verirler.
 |