Hiçbir insan, midesinden daha tehlikeli bir kap doldurmamıştır. Hâlbuki kişiye, kendisini ayakta tutacak birkaç lokma yeter. Şayet bir kimsenin mutlaka çok yemesi gerekiyorsa, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırsın! (Tirmizî, Zühd, 47)
Eğitimciler çocukların en kıymetli uzuvlarında, yani kalp ve dimağlarında tasarrufta bulunarak, bir dünya görüşü inşâ ederler. Bu itibarla eğitimciler için “istikbâl mîmârı” demek mümkündür.